5188 sayılı Kanun'un 7/e maddesi, özel güvenlik görevlilerine 'yangın, deprem gibi tabii afet durumlarında ve imdat istenmesi halinde görev alanındaki işyeri ve konutlara girme' yetkisi vermektedir. Bu yetkinin, Anayasa'nın 21. maddesinde korunan 'konut dokunulmazlığı' hakkı ile olan ilişkisini ve bu yetkinin kullanılmasının sınırlarını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #96671

Bu yetki, Anayasa'nın 21. maddesinde korunan konut dokunulmazlığına getirilmiş, kanunla düzenlenmiş meşru bir istisnadır. Anayasa m.21, konut dokunulmazlığının ancak belirli durumlarda (milli güvenlik, kamu düzeni, genel sağlık, başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması vb.) kanunla sınırlanabileceğini belirtir. 5188 s.K. m.7/e'deki düzenleme, bu anayasal çerçeveye uygundur. Yetkinin kullanılmasının sınırları şunlardır: 1) Sınırlı Haller: Yetki, keyfi olarak değil, sadece maddede sayılan olağanüstü ve acil durumlarda (yangın, deprem, sel gibi tabii afetler) veya içeriden bir 'imdat' çağrısı (yardım talebi) gelmesi halinde kullanılabilir. 2) Amaçla Sınırlılık: Konuta veya işyerine girmenin amacı, bu acil durumu bertaraf etmek, yardım etmek veya tehlikeyi önlemektir. Bu amaç dışında, örneğin arama yapmak veya delil toplamak için bu yetki kullanılamaz. 3) Orantılılık: Yapılan müdahale, mevcut tehlike ile orantılı olmalıdır. Gereksiz veya aşırı bir müdahaleden kaçınılmalıdır. Bu yetki, ÖGG'nin sadece bir güvenlik görevlisi değil, aynı zamanda acil durumlarda ilk müdahaleyi yapması beklenen bir kişi olarak konumlandırıldığını gösterir ve kamu yararı ile bireyin konut dokunulmazlığı hakkı arasında bir denge kurar.