5188 sayılı Kanun'un 7. maddesi, özel güvenlik görevlilerine 'genel kolluk kuvvetlerine derhal bildirmek şartıyla' bazı yetkiler tanımıştır. Bu 'derhal bildirme' şartının ihlal edilmesi, ÖGG tarafından yapılan işlemin (örneğin, emanete alma) hukuka aykırı hale gelmesine neden olur mu? Bu ihlalin cezai ve hukuki sonuçları neler olabilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #96660

Evet, 'derhal bildirme' şartının ihlal edilmesi, ÖGG tarafından yapılan işlemin hukuka aykırı hale gelmesine neden olabilir ve ciddi sonuçlar doğurabilir. Bu şart, ÖGG'nin yetkisinin sınırını ve amacını belirleyen temel bir güvencedir. ÖGG'nin yetkisi, genel kolluk gelene kadar durumu kontrol altında tutmakla sınırlıdır. 1) Hukuki Sonuçları: Derhal bildirim yapılmaması, emanete alınan eşyanın 'hukuka aykırı delil' haline gelmesine neden olabilir. Çünkü kanunun emrettiği usule uyulmamıştır. Mahkeme, bu şekilde elde edilen delili CMK m.217/2 uyarınca hükme esas almayabilir. 2) Cezai Sonuçları: Derhal bildirim yapmayan ve emanete aldığı eşyayı (örneğin, bir miktar uyuşturucu veya silah) genel kolluğa teslim etmeyen ÖGG, eyleminin niteliğine göre ciddi suçlamalarla karşı karşıya kalabilir. Örneğin, durumu gizlemesi 'suçu bildirmeme' (TCK m.278), delilleri saklaması veya yok etmesi 'suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme' (TCK m.281) suçlarını oluşturabilir. Ayrıca, bu eylem görevinin gereklerine aykırı bir davranış olduğu için 'görevi kötüye kullanma' (TCK m.257) suçu da gündeme gelebilir. Dolayısıyla, 'derhal bildirme' şartı, ÖGG'nin hem eyleminin meşruiyeti hem de kendi cezai sorumluluğu açısından hayati bir unsurdur.