Bir elektrik abonesinin sayacının arızalı olduğu ve tüketimi doğru ölçmediği tespit edilmiştir. Abonenin savunmasında, sayacın arızalı olduğunu fark edip kuruma bildirdiğini ancak kurumun müdahale etmediğini iddia etmesi durumunda, TCK m.163/3 (karşılıksız yararlanma) suçu açısından nasıl bir değerlendirme yapılmalıdır?
Bu durumda, sanığın 'karşılıksız yararlanma kastı' olup olmadığı merkezi bir önem taşır. Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2015/20125 K. sayılı kararında da benzer bir savunma ele alınmıştır. Mahkemenin, suçun manevi unsurunu tespit etmek için şu hususları araştırması gerekir: 1) Sanığın İddiasının Doğruluğu: Mahkeme, ilgili dağıtım kurumuna yazı yazarak, sanığın iddia ettiği tarihlerde bir arıza bildiriminde bulunup bulunmadığını, bulunduysa bu bildirime istinaden kurumun bir işlem yapıp yapmadığını sormalıdır. 2) İyi Niyetin Varlığı: Eğer sanığın sayacın arızalı olduğunu fark eder etmez kuruma bildirdiği ve durumu düzeltmek için üzerine düşeni yaptığı kanıtlanırsa, bu durum sanığın hileli bir şekilde tüketimi gizleme veya karşılıksız yararlanma kastıyla hareket etmediğini, aksine iyi niyetli olduğunu gösterir. Bu durumda, suçun manevi unsuru oluşmadığından sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekir. Olay, kurum ile abone arasında, arızalı dönemdeki tüketimin tespiti ve faturalandırılmasına ilişkin bir hukuki uyuşmazlığa dönüşür. Sanığın iddiası araştırılmadan hüküm kurulması eksik soruşturma olur.