5237 sayılı TCK'nın 158/1-h maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunda, failin eyleminin 'ticari faaliyetleri sırasında' işlenmesi şartı ne anlama gelir? Bir tacirin, ticari işletmesiyle全く ilgisiz bir konuda, örneğin özel bir mülkünü satarken dolandırıcılık yapması bu fıkra kapsamında mıdır?
Failin eyleminin 'ticari faaliyetleri sırasında' işlenmesi şartı, dolandırıcılık eyleminin failin yürüttüğü ticari işletmenin olağan veya olağan dışı operasyonları, işlemleri ve faaliyetleriyle doğrudan veya dolaylı bir bağlantısı olması gerektiği anlamına gelir. Bu, suçun failin tacir veya şirket yöneticisi sıfatını kullanarak ve bu sıfatın yarattığı güven ortamından faydalanarak işlenmesini gerektirir. Metinde de belirtildiği gibi, bir tacirin ticari işletmesiyle (örneğin, otomobil galerisi) tamamen ilgisiz bir konuda, şahsi bir mülkünü (örneğin, yazlık evini) satarken dolandırıcılık yapması bu fıkra kapsamında değerlendirilmez. Çünkü bu eylem, onun 'tacir' sıfatıyla yürüttüğü ticari faaliyetin bir parçası değildir; şahsi bir hukuki işlemdir. Bu durumda fail, tacir sıfatını değil, sadece mülk sahibi sıfatını kullanmaktadır. Dolayısıyla, eylemi şartları varsa TCK m.157'deki basit dolandırıcılık veya diğer nitelikli hallerden (örn: bilişim sistemleri) birini oluşturur, ancak TCK m.158/1-h uygulanmaz.