Bir sanığın 'terör örgütü propagandası yapmak' suçundan mahkumiyeti, onun aynı zamanda 'örgüt mensubu suçlu' (TCK m.6/j) olarak kabul edilmesini zorunlu kılar mı? Bu iki kavram arasındaki hukuki ilişki nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #96649

Hayır, zorunlu kılmaz. 'Terör örgütü propagandası yapmak' suçu (3713 s.K. m.7/2) ile 'örgüt mensubu olmak' (TCK m.314) farklı suçlardır ve farklı unsurlar gerektirir. Bir kişi, bir terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olmadan, üye olmaksızın, o örgütün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek nitelikte propaganda yapabilir. Bu durumda kişi, propaganda suçundan (terör suçundan) mahkum olur ama bu onu otomatik olarak 'örgüt mensubu' yapmaz. 'Örgüt mensubu suçlu' (TCK m.6/j) tanımı ise, 'bir suç örgütünü kuran, yöneten, örgüte katılan veya örgüt adına... suç işleyen kişi'yi ifade eder. 'Örgüt adına suç işleme' hali üyelik gerektirmese de, 'örgüt mensubu' sıfatının tam olarak oturması için genellikle TCK m.314'teki üyelik suçunun unsurlarının (organik bağ, süreklilik, çeşitlilik, yoğunluk gösteren eylemler) varlığı aranır. Dolayısıyla, her propaganda yapan örgüt üyesi değildir ve her 'terör suçlusu' da 'örgüt mensubu suçlu' olmak zorunda değildir. Bu ayrım, özellikle infaz rejimini düzenleyen yönetmeliklerin (örneğin örgütten ayrılma şartı) uygulanmasında kritik öneme sahiptir.