5271 sayılı CMK'nın 13/3. maddesindeki 'ilk usul işleminin yapıldığı yer mahkemesi'nin yetkili olması kuralı nasıl bir hukuki boşluğu doldurmaktadır? 'İlk usul işlemi'nden ne anlaşılması gerektiğini bir örnekle açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #96641

CMK m.13/3'teki bu kural, yetki konusunda ortaya çıkabilecek bir 'çıkmazı' (non liquet) önlemek için getirilmiş son çare niteliğinde bir hükümdür. Suçun işlendiği yerin belli olmadığı, şüphelinin yakalanamadığı ve Türkiye'de bilinen bir yerleşim yeri veya adresinin de bulunmadığı durumlarda, yetkili mahkemeyi belirleyecek hiçbir bağ kalmamaktadır. Bu kural, işte bu hukuki boşluğu doldurur ve yargılamanın bir yerde başlayabilmesini sağlar. 'İlk usul işlemi', soruşturmanın fiilen başladığı ilk resmi eylemdir. Bu, mağdurun şikayet dilekçesini verdiği, olaya ilişkin ilk ihbarın yapıldığı, ilk olay yeri inceleme tutanağının düzenlendiği veya ilk ifadenin alındığı yer olabilir. Örneğin, bir kişi internet üzerinden dolandırılmışsa ve dolandırıcının kimliği ve yeri bilinmiyorsa, mağdurun kendi ikametgahının bulunduğu yerdeki savcılığa gidip şikayet dilekçesi vermesi 'ilk usul işlemi' sayılır ve o yer mahkemesi, başka bir yetki kuralı uygulanamadığı için yetkili hale gelir.