5188 sayılı Kanun'un 7. maddesi, özel güvenlik görevlilerinin yetkilerini sayarken, aynı zamanda CMK, TMK ve Borçlar Kanunu'nun belirli maddelerine atıf yapmaktadır (m.7/c, j, k). Bu atıfların hukuki anlamı nedir ve özel güvenlik görevlilerinin bu kanunlardaki genel yetkileri kullanabilmesinin şartları nelerdir?
Bu atıflar, özel güvenlik görevlilerinin, kendi özel kanunlarında sayılan yetkilerin yanı sıra, her vatandaş veya belirli durumlarda herkes için geçerli olan bazı genel yetkileri de görevleri sırasında kullanabileceklerini teyit etme amacı taşır. Bu atıfların anlamları şöyledir: 1) CMK m.90 ve m.168'e yapılan atıf: CMK m.90, 'herkesin' suçüstü halinde faili yakalama yetkisini düzenler. ÖGG'ye bu yetkiyi hatırlatır. m.168 ise olay yerini ve delilleri koruma yükümlülüğünü belirtir. ÖGG'nin bu amaçla yakalama yapabileceğini vurgular. 2) Türk Medeni Kanunu m.981'e yapılan atıf: Bu madde, zilyedin (bir malı fiili hakimiyetinde bulunduranın) malına yönelik bir saldırı olduğunda, 'kuvvet kullanarak' bu saldırıyı defetme hakkını, yani 'zilyetliğin korunması için meşru müdafaa' hakkını düzenler. ÖGG, koruduğu alanın zilyedi sayıldığı için bu hakkı kullanabilir. 3) Borçlar Kanunu m.52 (yeni TBK m.64) ve TCK m.24-25'e yapılan atıf: Bu maddeler, genel meşru savunma ve zorunluluk hali gibi hukuka uygunluk nedenlerini düzenler. ÖGG'nin, görevini yaparken kendisine, koruduğu kişilere veya mallara yönelik bir saldırı olduğunda, orantılı bir şekilde zor kullanabileceğini (meşru savunma) veya daha ağır bir zararı önlemek için zorunluluk hali içinde hareket edebileceğini belirtir. Bu yetkileri kullanabilmesinin şartı, o maddelerde (örn: meşru savunma için haksız bir saldırının varlığı) aranan koşulların gerçekleşmiş olmasıdır.