Edimin ifasına fesat karıştırma suçunda (TCK m.236), maddede sayılan seçimlik hareketlerin 'hileli davranışlar' olması gerektiği madde gerekçesinde belirtilmiştir. Bu 'hile' unsuru ile dolandırıcılık suçundaki (TCK m.157) 'hile' unsuru arasında bir fark var mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #96633

İki suçtaki 'hile' kavramı nitelik olarak benzer olsa da, yöneldiği kişi ve amaç bakımından farklılık gösterir. Dolandırıcılık suçundaki (TCK m.157) hile, mağduru aldatarak onun malvarlığı üzerinde tasarrufta bulunmasını sağlamaya ve bu yolla haksız bir menfaat elde etmeye yöneliktir. Hilenin muhatabı doğrudan doğruya malvarlığı zarara uğratılan kişidir. Edimin ifasına fesat karıştırma suçundaki (TCK m.236) 'hileli davranışlar' ise, bir kamu ihalesi sözleşmesinin ifası sırasında, idareyi (ve onu temsil eden denetim ve kabul görevlilerini) aldatmaya yöneliktir. Amaç, sözleşmeye aykırı bir edimi (eksik veya kusurlu mal, hizmet, yapım işi) sözleşmeye uygunmuş gibi göstererek kabul ettirmektir. Burada hile, sadece malın veya hizmetin kendisindeki bir kusur değil, aynı zamanda bu kusuru gizlemeye yönelik her türlü aldatıcı eylemdir (sahte raporlar, yanlış ölçümler, gerçeğe aykırı tutanaklar vb.). Dolandırıcılıkta hile doğrudan menfaat teminine, edimin ifasına fesatta ise hile öncelikle sözleşmeye aykırı ifanın kabulünü sağlamaya yöneliktir. Menfaat, bu kabulün bir sonucudur.