Bir sanık hakkında verilen HAGB kararının denetim süresi dolduktan sonra, kararı veren mahkemeye başvurularak 'düşme kararı' alınması ve bu kararın Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü'ne bildirilmesi neden önemlidir? Bu işlemler yapılmazsa, 'düşmüş HAGB'nin güvenlik soruşturmasında ortaya çıkma riski var mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #96626

Bu işlemlerin yapılması, HAGB kaydının hukuken ve fiilen tamamen ortadan kaldırılması için kritik öneme sahiptir. CMK m.231/10'a göre, denetim süresi sonunda mahkeme, 'açıklanması geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak, davanın düşmesine karar verir'. Bu düşme kararı alınmadığı sürece, dosya hukuken hala açık ve HAGB kararı yürürlükte görünür. CMK m.231/13'e göre HAGB kararları kendilerine özgü bir sisteme kaydedilir. Düşme kararı verildikten sonra, bu kararın Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü'ne gönderilerek bu özel sistemdeki kaydın da sildirilmesi gerekir. Eğer bu işlemler yapılmazsa, 'düşmüş' olması gereken HAGB kararı, resmi kayıtlarda hala aktif görünebilir. Her ne kadar Anayasa Mahkemesi kararıyla idari birimlerin bu kayıtlara erişimi engellenmiş olsa da, olası bir yasal düzenleme değişikliği veya sistemsel bir hata ile bu bilginin güvenlik soruşturmasını yapan birimlerin eline geçme riski her zaman mevcuttur. Bu nedenle, tüm hukuki sürecin tamamlanarak kaydın tamamen sildirilmesi, ileride yaşanabilecek olumsuzlukları önlemek için hayati önem taşır.