Terör suçundan hükümlü bir kişinin denetimli serbestlikten yararlanabilmesi için Açık Ceza İnfaz Kurumuna Ayrılma Yönetmeliği'nin aradığı 'örgütten ayrıldığının idare ve gözlem kurulu kararıyla tespit edilmesi' şartı, 'terör örgütü propagandası yapmak' suçundan mahkum olan ancak örgüte üye olmayan bir hükümlü için uygulanabilir mi? Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2019/3771 E. sayılı kararındaki örtülü eleştiriyi analiz ediniz.
Bu şart, örgüte üye olmayan bir hükümlü için mantıken ve hukuken uygulanamaz. Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2019/3771 E. kararındaki değerlendirme bu yöndedir. Yönetmeliğin 6/2-ç maddesi, 'mensup oldukları örgütten ayrıldıkları' tespit edilenlerden bahseder. Bu ifade, kişinin daha önce o örgüte 'mensup' yani 'üye' olduğunu varsayar. 'Terör örgütü propagandası yapmak' suçu (3713 s.K. m.7/2), örgüt üyesi olmadan da işlenebilen bir suçtur. Karara konu olayda hükümlü, propaganda suçundan mahkumdur, üyelikten değil. Yargıtay kararında, 'hükümlünün örgüt mensubu olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, buna rağmen... örgüt mensubu kabul edilerek hakkında işlem yapılması ve karar verilmesinin yerinde olmadığı gibi örgüt mensubu olmadığı kesinleşen yargı kararı ile kabul edilen bir kişinin mensup olduğu örgütten ayrılıp ayrılmadığı gibi tamamen subjektif ve bu dosya açısından hukuki açıdan sonuç doğurması mümkün olmayan bir değerlendirmeye konu yapılmasının da yerinde olmadığı' belirtilmiştir. Bu, mahkemenin, üyesi olunmayan bir örgütten ayrılma şartını aramasının hukuki bir çelişki ve anlamsızlık yarattığı yönündeki örtülü bir eleştirisidir.