Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun önüne gelen bir dosyada, Hukuk Genel Kurulu ile bir Hukuk Dairesi arasında içtihat uyuşmazlığı olduğu iddia edilmektedir. Ancak Kurul, Hukuk Genel Kurulu kararındaki ilgili ifadenin 'ratio decidendi' değil, 'obiter dictum' niteliğinde olduğuna karar vermiştir. Bu iki kavram arasındaki fark nedir ve bu tespitin, uyuşmazlığı çözecek olan görevli kurula etkisi ne olmuştur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #96622

'Ratio decidendi', bir mahkeme kararının temel dayanağını, uyuşmazlığın çözümünde esas alınan ve kararın sonucunu doğrudan etkileyen hukuki ilke veya gerekçeyi ifade eder. 'Obiter dictum' ise, kararın esasına doğrudan etki etmeyen, hakimin konuyla ilgili olarak yaptığı genel açıklamalar, ek görüşler veya varsayımsal değerlendirmelerdir. Ratio decidendi bağlayıcı bir nitelik taşırken, obiter dictum'un böyle bir gücü yoktur. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 2014/1 E., 2017/2 K. sayılı kararının karşı oy yazısında da bu kavramlara değinilmiştir. Kurul, Hukuk Genel Kurulu kararındaki 'elinde ilam olanın ilamsız takip yapabileceği' yönündeki ifadenin, o davanın çözümünde esas alınan bir ilke (ratio decidendi) olmadığını, sadece bir ek açıklama (obiter dictum) niteliğinde olduğunu kabul etmiştir. Bu tespitin sonucu olarak, ortada Hukuk Genel Kurulu ile bir daire arasında gerçek bir içtihat uyuşmazlığı olmadığı sonucuna varılmıştır. Dolayısıyla, uyuşmazlığın sadece hukuk daireleri arasında olduğu kabul edilerek, görevli kurulun Yargıtay Kanunu m.16/5 uyarınca Büyük Genel Kurul değil, m.15/2 uyarınca İçtihatları Birleştirme Hukuk Genel Kurulu olduğuna karar verilmiştir.