Hükmün gerekçeli kararının tefhim tarihinden itibaren bir ay içinde yazılması gerektiğine ilişkin kural (HMK m.294/4) ile kısa karar-gerekçeli karar çelişkisi yasağı arasında nasıl bir ilişki vardır?
Bu iki kural birbiriyle ilişkilidir ve adil yargılanma hakkının temel unsurlarını oluşturur. HMK m.294/4, zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucunun (kısa kararın) tefhim edildiği hallerde, mahkemeye gerekçeli kararı yazması için bir aylık bir süre tanır. Bu, yargılamanın makul sürede sonuçlandırılması ilkesi ile gerekçeli karar hakkı arasında bir denge kurmayı amaçlar. Kısa karar-gerekçeli karar çelişkisi yasağı ise, bu bir aylık süre içinde yazılacak olan gerekçeli kararın, duruşmada tefhim edilen kısa karara mutlak surette uygun olması gerektiğini ifade eder. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 2015/17297 E. sayılı kararında da belirtildiği gibi, hakim kısa kararı tefhim etmekle davadan elini çeker ve artık bu kararını değiştiremez. Dolayısıyla, HMK m.294/4'ün tanıdığı süre, hakime yeni bir karar oluşturma veya tefhim ettiği kararı değiştirme yetkisi vermez; sadece tefhim ettiği hükmün gerekçelerini kaleme alması için tanınmış bir süredir. Bu süre içinde yazılan gerekçeli karar, kısa karardan farklı olursa, bu durum hem HMK m.294'e hem de Anayasa'nın 141. maddesine aykırılık teşkil eden mutlak bir bozma nedenidir.