Bir sanık hakkında, TCK m.236/2-e kapsamında 'hizmet niteliğindeki edimin eksik verilmesine rağmen verilmiş gibi kabul edilmesi' suçlamasıyla dava açılmıştır. Ancak sanık, yüklenici firma yetkilisidir ve kabul komisyonunda görevli değildir. Sanığın bu suça iştirakinin hukuki niteliği ne olabilir ve yargılamada nelere dikkat edilmelidir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #96620

Bu durumda sanık olan yüklenici firma yetkilisi, TCK m.236/2-e'de tanımlanan suçun doğrudan faili olamaz. Çünkü bu suç, 'kabul etme' yetkisine sahip kamu görevlileri tarafından işlenebilen bir 'özgü suç'tur. Yüklenici, bu suça ancak TCK m.40/2 uyarınca şerik (azmettiren veya yardım eden) olarak iştirak edebilir. Yargılamada şu hususlara dikkat edilmelidir: 1) Asıl Faillerin Tespiti: Öncelikle, hizmetin kabulünden sorumlu olan kamu görevlilerinin (kabul komisyonu üyeleri) kimler olduğu tespit edilmeli ve haklarında suç duyurusunda bulunularak dava açılması sağlanmalıdır. 2) Davaların Birleştirilmesi: Kamu görevlileri hakkında dava açılması halinde, bu dava mevcut dava ile birleştirilmelidir. 3) İştirakin Niteliğinin Belirlenmesi: Yüklenicinin, kamu görevlilerini bu suçu işlemeye teşvik edip etmediği (azmettirme) veya suçun işlenmesini kolaylaştırıcı hareketlerde bulunup bulunmadığı (yardım etme) delillerle ortaya konulmalıdır. 4) Bağlılık Kuralı: Eğer kamu görevlileri hakkında dava açılmaz veya açılan davada beraat kararı verilirse, 'faili olmayan suça iştirak olamayacağı' ilkesi gereği, yüklenici hakkında da bu suçtan ceza verilemez. (Bkz: Yargıtay 5. CD - Karar: 2014/10031).