HMK m.301/3 uyarınca, tarafların elindeki hüküm nüshaları ile karar kartonundaki nüsha arasında çelişki olması halinde karar kartonundakinin esas alınması ilkesi, Yargıtay'ın kısa karar-gerekçeli karar çelişkisine ilişkin içtihadı ile nasıl bir ilişki içindedir?
İki kural farklı durumları düzenler ve birbiriyle karıştırılmamalıdır. HMK m.301/3, hüküm yazılıp imzalandıktan sonra oluşturulan farklı 'nüshalar' (taraflara verilen, dosyada kalan vb.) arasında bir maddi hata veya farklılık olması durumunu ele alır. Burada, asıl olanın mahkemenin kasasını yansıtan karar kartonundaki metin olduğu kabul edilir. Amaç, basit kopyalama hatalarının hükmün esasını etkilemesini önlemektir. Buna karşılık, kısa karar-gerekçeli karar çelişkisi, daha temel bir soruna işaret eder. Kısa karar, duruşma sonunda tefhim edilen ve hükmün sonucunu içeren metindir. Gerekçeli karar ise bu sonucu açıklayan ve sonradan yazılan metindir. Bu ikisi arasında çelişki olması, hakimin tefhimle elini çektiği kararı sonradan değiştirdiği anlamına gelir ki bu, yargılamanın aleniyeti ve hukuki güvenlik ilkelerine temelden aykırıdır. Yargıtay'a göre bu durum, HMK m.301/3 ile çözülebilecek basit bir nüsha farkı değil, hükmün kendisinin sakatlığıdır ve mutlak bozma nedenidir. Dolayısıyla HMK m.301/3 nüshalar arası maddi hatayı, kısa karar-gerekçeli karar çelişkisi ise hükmün oluşumundaki temel bir sakatlığı düzenler.