Örgüt mensubu bir sanık hakkında, TCK m.58/7'ye aykırı şekilde, mahkumiyet hükmünde TCK m.58/9 uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanacağının belirtilmemesi halinde, bu durum sanık lehine kazanılmış hak oluşturur mu?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #96609

Yargıtay'ın yerleşik ve baskın görüşüne göre, bu durum sanık lehine kazanılmış hak oluşturmaz. TCK m.58/7, tekerrür veya özel tehlikeli suçluluk halinde, mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının mahkumiyet hükmünde 'belirtilmesi' gerektiğini emreder. Ancak Yargıtay, TCK m.58/9'un uygulanmasını (özel tehlikeli suçlular için), maddi ceza hukukuna ilişkin bir güvenlik tedbirinden ziyade, cezanın nasıl infaz edileceğini gösteren bir 'infaz rejimi' kuralı olarak yorumlamaktadır. Bu yoruma göre, infaza ilişkin kurallar kazanılmış hakka konu olmaz. Yani mahkeme hükümde bunu belirtmeyi unutsa bile, bu eksiklik sonradan (infaz savcılığının talebiyle mahkemenin vereceği ek kararla veya Yargıtay'ın düzelterek onama kararıyla) giderilebilir ve sanık hakkında bu rejim uygulanabilir. (Bkz: Yargıtay 3. CD, 2021/1599 E., 2023/7073 K.) Bu görüş, TCK m.58'in 'Güvenlik Tedbirleri' bölümünde yer almasına rağmen, maddenin işlevsel olarak infaz hukukuna ait olduğu kabulüne dayanır ve doktrinde eleştirilmektedir.