CMK m.42/1'e göre eski hale getirme dilekçesinin verileceği mahkeme 'usul işlemi süresi içinde yapılsa idi esasa hükmedecek olan mahkeme' olarak belirlenmiştir. Gıyabında mahkumiyet kararı verilen ve temyiz süresini kaçıran bir sanık, eski hale getirme dilekçesini Yargıtay'a mı, yoksa kararı veren ilk derece mahkemesine mi vermelidir?
Sanık, eski hale getirme dilekçesini kararı veren ilk derece mahkemesine vermelidir, ancak bu istem hakkında karar verme yetkisi Yargıtay'a aittir. CMK m.42/1'deki ifade ilk bakışta kafa karıştırıcı olsa da, Yargıtay içtihatları bu konuyu netleştirmiştir. 'Usul işlemi süresi içinde yapılsa idi esasa hükmedecek mahkeme' ifadesi, talebin hangi merci tarafından inceleneceğini belirtir. Temyiz süresi kaçırıldığı için yapılamayan usul işlemi 'temyiz başvurusu'dur. Temyiz başvurusu yapılsaydı, dosyanın esasına 'Yargıtay' hükmedecekti. Bu nedenle, temyiz süresinin kaçırılmasına ilişkin eski hale getirme istemlerini inceleme ve karara bağlama görevi Yargıtay'a aittir. Ancak, dilekçenin verileceği yer pratikte hükmü veren ilk derece mahkemesidir. Mahkeme, dilekçeyi ve dosyayı, eski hale getirme talebi hakkında bir karar vermeden, incelenmek üzere Yargıtay'a gönderir. Yerel mahkemenin bu konuda bir ret veya kabul kararı vermesi, Yargıtay tarafından 'yok hükmünde' sayılır. (Bkz: CGK 2016/1141 E., 2019/614 K.)