5188 sayılı Kanun'un 7. maddesi özel güvenlik görevlilerine belirli durumlarda yakalama yetkisi tanımaktadır (m.7/c, d, ı, j). Bu yakalama yetkisi ile genel kolluğun yakalama yetkisi arasında ne gibi farklar vardır? Özel güvenlik görevlisinin yakalama sonrası yükümlülüğü nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #96606

Özel güvenlik görevlilerinin (ÖGG) yakalama yetkisi ile genel kolluğun (polis, jandarma) yakalama yetkisi arasında temel farklar şunlardır: 1) Kapsam ve Sınırlama: ÖGG'nin yakalama yetkisi, 5188 sayılı Kanun m.9 uyarınca 'sadece görevli oldukları süre içinde ve görev alanlarında' geçerlidir. Genel kolluğun yetkisi ise kural olarak zaman ve mekanla sınırlı değildir. 2) Yetkinin Kaynağı: ÖGG, yetkisini doğrudan CMK m.90'a (suçüstü halinde herkesin yakalama yetkisi), haklarındaki yakalama emrine veya belirli özel durumlara (örn: bir tehlikeden koruma) dayandırır. Genel kolluğun ise PVSK gibi kendi mevzuatından kaynaklanan daha geniş önleyici ve adli yakalama yetkileri vardır. 3) Yakalama Sonrası Yükümlülük: En önemli fark buradadır. ÖGG yakalama yaptıktan sonra, yakaladığı kişiyi veya emanete aldığı eşyayı derhal genel kolluk kuvvetlerine (polise veya jandarmaya) bildirmek ve teslim etmek zorundadır (Bkz. m.7/g). ÖGG'nin yakaladığı kişi üzerinde sorgulama, ifade alma, nezarethaneye koyma gibi bir yetkisi kesinlikle yoktur. Yakalama, genel kolluk gelene kadar kişiyi tutmaktan ibarettir. Genel kolluk ise yakaladığı kişi hakkında kanunun öngördüğü tüm adli işlemleri yapmaya yetkilidir.