5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 226. maddesinin 2. fıkrası uyarınca 'ek savunma hakkı' verilmesi gereken haller nelerdir? Bu hakkın tanınmamasının hukuki sonucu nedir?
CMK m.226/2, sanığın savunma hakkının temel güvencelerinden birini oluşturur ve iddianamede gösterilen fiilin hukuki niteliğinin değişmesi veya cezanın ağırlaşması durumunda sanığa ek savunma hakkı tanınmasını zorunlu kılar. Ek savunma hakkı verilmesi gereken haller şunlardır: 1) Fiilin hukuki niteliğinin değişmesi: Örneğin, iddianamede hırsızlık olarak nitelendirilen bir eylemin, yargılama sırasında aslında yağma suçunu oluşturduğunun anlaşılması. 2) Cezanın artırılmasını gerektirecek hallerin ilk kez duruşma sırasında ortaya çıkması: Örneğin, eylemin nitelikli halinin (gece vakti, silahla işlenmesi gibi) iddianamede belirtilmemesine rağmen duruşmada tespit edilmesi. 3) Cezaya ek olarak güvenlik tedbirlerinin uygulanmasını gerektirecek hallerin ilk kez duruşma sırasında ortaya çıkması: Örneğin, sanık hakkında TCK m.53 (belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma) veya TCK m.58 (tekerrür) hükümlerinin uygulanmasının iddianamede talep edilmemesine rağmen mahkemece uygulanacak olması. Bu hakkın sanığa tanınmaması, Anayasa m.36 ve AİHS m.6'da güvence altına alınan savunma hakkının kısıtlanması anlamına gelir ve Yargıtay tarafından mutlak bir bozma nedeni olarak kabul edilir. (Bkz: Yargıtay 16. CD, 2017/2509 E., 2018/143 K.)