Teklif edilen TCK m.339/A (etki ajanlığı) suçunun 'soyut tehlike suçu' olmaktan çıkarılıp 'zarar suçu' vasfına dönüştürüldüğü iddiası, yeni taslak metni dikkate alındığında ne kadar doğrudur? Tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #96573

Bu iddia kısmen doğrudur ancak yanıltıcı olabilir. İlk taslak, 'araştırma yapma' gibi hazırlık hareketi niteliğindeki fiilleri dahi cezalandırarak tipik bir soyut tehlike suçu niteliğindeydi. Yeni taslak, bu suçu işlemek için TCK'da tanımlı başka bir suçun (bir zarar veya somut tehlike suçu) işlenmesini şart koşarak, görünüşte suçu bir 'zarar suçu' haline getirmiştir. Ancak bu, aldatıcı bir görünümdür. Çünkü yeni suç tipi, zaten var olan bir suçun (örneğin hakaret, hürriyeti tahdit vb.) üzerine, ispatı son derece zor ve soyut olan bir 'amaç' veya 'saik' (Devletin siyasal yararları aleyhine, yabancı organizasyonun stratejik çıkarları doğrultusunda hareket etme) ekleyerek ikinci bir suç yaratmaktadır. Aslında cezalandırılan, işlenen somut suçtan ziyade, o suçun arkasındaki varsayımsal 'etki ajanlığı' niyetidir. Bu niyetin tespiti somut delillere değil, yoruma ve kanaate dayanacağından, suçun kendisi hala 'soyut tehlike' mantığına yakın durmaktadır. Yani, işlenen somut suç bir 'zarar' oluştursa da, TCK m.339/A'nın cezalandırdığı ek katman, Devletin yararlarına yönelik soyut bir tehlike varsayımına dayanmaktadır. Bu nedenle, suçun tam anlamıyla bir zarar suçuna dönüştüğünü söylemek zordur.