AYM'nin HAGB'yi iptal gerekçeleri arasında yer alan 'cezasızlık' olgusu, özellikle hangi suç tipleri açısından bir sorun teşkil etmektedir ve bu durum Devletin hangi pozitif yükümlülüğünün ihlaline yol açmaktadır?
AYM, iptal kararında HAGB kurumunun 'cezasızlık' algısı yarattığını ve özellikle Devletin pozitif yükümlülüklerinin bulunduğu suçlar açısından ciddi sorunlara yol açtığını vurgulamıştır. Bu durum, en başta Anayasa m.17'de güvence altına alınan 'işkence, eziyet ve insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağı' ile ilgili suçlarda ortaya çıkmaktadır. Devlet, bu tür suçları işleyen kamu görevlilerinin cezasız kalmamasını sağlamak ve bu fiilleri etkin bir şekilde soruşturup cezalandırmakla yükümlüdür. Bir kamu görevlisinin işkence veya kötü muamele suçundan mahkumiyet alması, ancak bu hükmün açıklanmasının geri bırakılması, failin fiilen bir ceza almaması anlamına gelir. Bu da mağdur açısından adaletin tecelli etmemesi ve toplumda bu tür suçların cezasız kalacağı yönünde tehlikeli bir mesaj verilmesi sonucunu doğurur. AYM'ye göre bu durum, Devletin işkence yasağıyla ilgili 'etkin bir yargılama yürütme' şeklindeki pozitif (usuli) yükümlülüğünün ihlaline yol açmaktadır. Aynı şekilde, yaşam hakkının ihlali gibi ağır suçlarda da HAGB'nin uygulanması benzer bir cezasızlık sorununa neden olmaktadır.