Anayasa Mahkemesi'nin 1 Ağustos 2023 tarihli kararıyla CMK m.231'de düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kurumunu iptal etmesinin en temel gerekçelerinden biri, HAGB kararlarına karşı öngörülen kanun yolunun niteliğidir. Bu durumu, 'itiraz' ve 'istinaf' kanun yolları arasındaki farkları gözeterek açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #96562

AYM'nin iptal kararının temel gerekçelerinden biri, HAGB kararlarına karşı yalnızca 'itiraz' kanun yolunun (CMK m.231/12) açık olmasıdır. Normalde, iki yıla kadar hapis cezası içeren mahkumiyet hükümleri 'istinaf' kanun yoluna tabidir. HAGB kurumu, sanığın kabulüyle, normalde istinaf denetiminden geçmesi gereken bir hükmü, daha dar kapsamlı bir denetim yolu olan itiraz kanun yoluna tabi kılmaktadır. İki kanun yolu arasındaki temel farklar şunlardır: 1) Kapsam: İstinaf, hem usuli hem de esasa ilişkin (maddi ve hukuki) tam bir denetim yaparken; itiraz, geleneksel olarak daha çok usule ilişkin ve dosya üzerinden yapılan dar kapsamlı bir denetimdir. Her ne kadar 7445 sayılı Kanunla itiraz merciinin esası da inceleyeceği belirtilmişse de AYM bunu yeterli görmemiştir. 2) Yargılama Usulü: İstinafta duruşma açılabilir, delil toplanabilir, tanık dinlenebilir. İtirazda ise inceleme kural olarak dosya üzerinden yapılır. AYM, sanığın yargılamanın başında HAGB'yi kabul ederek, aslında daha güvenceli ve kapsamlı bir denetim yolu olan istinaftan, aydınlatılmış bir rızası olmaksızın feragat ettiğini; bunun da 'mahkemeye erişim hakkı' ve 'etkili başvuru hakkını' (Anayasa m.36) ihlal ettiğini belirtmiştir.