Edimin ifasına fesat karıştırma suçunda (TCK m.236) kamu zararı bir suç unsuru mudur, yoksa cezalandırılabilme şartı mıdır? Bu suçtan dolayı menfaat temin edilmiş olması, failin sorumluluğunu nasıl etkiler?
TCK m.236'da düzenlenen edimin ifasına fesat karıştırma suçu, bir 'tehlike suçu' olarak kabul edilmektedir. Suçun oluşumu için kamu zararının fiilen meydana gelmesi şart değildir. Maddede sayılan hileli hareketlerin yapılmasıyla suç tamamlanır. Kamu zararı, suçun bir unsuru veya neticesi değil, genellikle bu suçun işlenmesiyle ortaya çıkan bir sonuçtur. Ancak zararın varlığı, temel cezanın belirlenmesinde TCK m.61 uyarınca dikkate alınabilir. TCK m.236/3'te açıkça belirtildiği üzere, suçun oluşabilmesi için kamu görevlilerinin veya diğer kişilerin bir 'menfaat temin etmiş olmaları' da gerekli değildir. Ancak, eğer edimin ifasına fesat karıştırma eylemiyle aynı zamanda bir menfaat temin edilmişse, bu durum ayrıca başka bir suçun oluşumuna neden olabilir. Örneğin, edimi şartnameye aykırı olarak kabul eden kamu görevlisi, bu işlemi yapmak için yükleniciden para almışsa, hem edimin ifasına fesat karıştırma suçundan hem de rüşvet alma suçundan (TCK m.252) dolayı gerçek içtima kurallarına göre ayrı ayrı cezalandırılır.