TCK m.58/6 uyarınca 'tekerrür' nedeniyle mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanması ile TCK m.58/9 uyarınca 'özel tehlikeli suçlu' olması nedeniyle aynı rejimin uygulanması arasında 'kazanılmış hak' açısından bir fark var mıdır? Yargıtay'ın bu iki duruma yaklaşımını karşılaştırınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #96556

Evet, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre bu iki durum arasında 'kazanılmış hak' açısından önemli bir fark vardır. 1) TCK m.58/6 (Tekerrür): Sanığın adli sicil kaydına göre mükerrir olmasına rağmen, mahkeme hükmünde tekerrür hükümlerinin (TCK m.58) uygulanmasına karar vermemişse ve bu karar aleyhe temyiz olmaksızın kesinleşmişse, bu durum sanık lehine 'kazanılmış hak' teşkil eder. İnfaz aşamasında artık sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanamaz. Yargıtay, tekerrürü maddi ceza hukukuna ilişkin bir kurum olarak görmektedir. 2) TCK m.58/9 (Özel Tehlikeli Suçlular): Sanığın örgüt mensubu, itiyadi suçlu veya suçu meslek edinen kişi olduğu mahkeme kararında tespit edilmesine rağmen, hüküm fıkrasında m.58/9'un uygulanacağı belirtilmemişse, Yargıtay bunu bir 'infaz rejimine' ilişkin eksiklik olarak görür ve sanık lehine kazanılmış hak oluşmadığını kabul eder. Bu durumda, hüküm Yargıtay tarafından düzeltilerek onanabilir veya infaz savcılığının talebi üzerine mahkemece ek kararla bu eksiklik giderilebilir. Özetle, Yargıtay tekerrürü maddi hukuka, özel tehlikeli suçluluğu ise infaz hukukuna ilişkin bir mesele olarak farklı şekilde ele almaktadır.