Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2017/149 E., 2018/71 K. sayılı kararında, dava zamanaşımının gerçekleştiği tespit edildikten sonra, elkonulan kaçak eşyanın müsaderesi hakkında Yargıtay tarafından doğrudan bir karar verilip verilemeyeceği tartışılmıştır. Kurul'un bu konudaki çoğunluk görüşünü ve gerekçesini açıklayınız.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, bu kararında, dava zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verildiği durumlarda, elkonulan eşyanın müsaderesi veya iadesi hususunda da bir karar verilmesi gerektiğini kabul etmiştir. Çoğunluk görüşüne göre, müsadere koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi zorunludur (5607 s. Kanun m.13). Eğer elkonulan eşyanın müsaderesi ya da iadesi hususunda karar verilebilmesi için başka bir inceleme ve araştırma yapılması gerekmiyorsa, yani dosyadaki deliller karar vermek için yeterliyse, usul ekonomisi de gözetilerek Ceza Genel Kurulu (veya ilgili Yargıtay dairesi) tarafından doğrudan müsadere kararı verilebilir. Somut olayda, beyan edilmeyen eşyanın ticari nitelikte ve miktarda olması, gümrük işlemine tabi tutulmaması gibi nedenlerle kaçak eşya niteliğinde olduğu ve müsadere koşullarının oluştuğu dosyadan açıkça anlaşıldığından, Kurul, hükmü bu yönden de bozmuş ve 1412 sayılı CMUK m.322 (yeni CMK m.303'ün muadili) uyarınca yeniden yargılama gerektirmediğinden eşyanın müsaderesine doğrudan karar vermiştir.