Aboneliği borcundan dolayı kesilmiş olan bir kişi, mührü sökerek sayacı tekrar devreye alır ve elektriği sayaçtan geçecek şekilde kullanmaya devam ederse, bu eylem doğrudan karşılıksız yararlanma suçunu oluşturur mu? Mahkemenin suç kastını belirlemek için hangi araştırmaları yapması gerekir?
Bu eylem doğrudan karşılıksız yararlanma suçunu oluşturmaz. Suçun maddi unsuru olan 'tüketim miktarının belirlenmesini engelleme' bu durumda gerçekleşmemiştir, çünkü elektrik sayaçtan geçmektedir. Ancak burada sanığın 'karşılıksız yararlanma kastı' olup olmadığının araştırılması gerekir. Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2015/19991 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, mahkemenin bu kastı belirlemek için şu araştırmaları yapması gerekir: 1) Mühürleme öncesi ve sonrası tüketim föyleri getirtilmelidir. 2) Gerekirse mahallinde keşif yapılarak sanığın konutundaki/işyerindeki 'kurulu güç' (yani tüm elektrikli aletlerin toplam gücü) tespit edilmelidir. 3) Bilirkişi raporu alınarak, tespit edilen kurulu güce göre normal bir kullanımda ne kadar elektrik tüketilmesi gerektiği hesaplatılmalı ve bu miktar, sayacın kaydettiği tüketim miktarı ile karşılaştırılmalıdır. Eğer sayaç tüketimi doğru gösteriyorsa ve tüketim miktarı kurulu güçle uyumluysa, sanığın sayaca ek bir müdahalede bulunmadığı ve sadece borcundan dolayı kesilen elektriği açtığı anlaşılır. Bu durumda karşılıksız yararlanma kastı olmadığı için suç oluşmaz, eylem hukuki bir uyuşmazlık sayılır. Ayrıca mühür söküldüğü için mühür bozma suçu (TCK m.203) ayrıca değerlendirilir.