5275 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 3. maddenin 2. fıkrasında yer alan 'Koşullu salıverilmelerine bir yıl kala açık ceza infaz kurumuna ayrılma hakkını kazanan hükümlüler, bu infaz usulünden en fazla altı ay süreyle yararlanırlar.' hükmünün uygulama alanını ve daha sonra yürürlüğe giren Geçici 4. madde ile ilişkisini, Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2019/3771 E. sayılı kararındaki hukuki değerlendirme çerçevesinde açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #96525

Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2019/3771 E., 2021/10359 K. sayılı kararında, 6291 sayılı Kanun ile eklenen Geçici 3. maddenin, yürürlüğe girdiği 11.04.2012 tarihi itibarıyla mevcut hükümlülerin durumunu düzenleyen geçici bir norm olduğu ve somut olayda uygulama olanağı bulunmadığı belirtilmiştir. Bu fıkra, denetimli serbestlikten yararlanma süresini koşullu salıverilmeye bir yıl kala açık cezaevine ayrılma hakkı kazananlar için 6 ay ile sınırlıyordu. Ancak mahkeme, bu geçici hükmün sonradan yürürlüğe giren ve 31.12.2020'ye kadar 105/A maddesindeki 6 aylık açık cezaevinde kalma şartını kaldıran Geçici 4. madde karşısında uygulama kabiliyetini yitirdiğini değerlendirmiştir. Yargıtay'a göre, kanun koyucu eğer denetimli serbestlik süresi açısından farklı bir uygulama yapmak isteseydi, bunu kalıcı olan 105/A maddesinde, tıpkı çocuğu olan kadın hükümlüler veya ağır hasta olanlar için yaptığı gibi özel olarak düzenlerdi. Geçici 3. maddenin 2. fıkrasının, sadece yürürlüğe girdiği tarihteki hükümlülerle sınırlı bir uygulama alanı olduğu kabul edilerek, hükümlünün koşullu salıverilmesine bir yıl kala denetimli serbestlikten tam olarak yararlanabileceği, 6 aylık sınırlamanın geçerli olmadığı sonucuna varılmıştır. Bu yorum, lehe olan genel ve sonraki düzenlemenin, aleyhe olan özel ve önceki düzenlemeyi zımnen ilga ettiği ilkesine dayanmaktadır.