Terör örgütü propagandası yapmak suçundan mahkum olan bir hükümlünün denetimli serbestlikten yararlanma koşullarını, Açık Ceza İnfaz Kurumuna Ayrılma Yönetmeliği ve 5275 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri (m.105/A ve geçici maddeler) çerçevesinde, Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2019/3771 E. sayılı kararı ışığında analiz ediniz.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2019/3771 E., 2021/10359 K. sayılı kararı, terör suçlusunun denetimli serbestlikten yararlanma koşullarının karmaşık yapısını ortaya koymaktadır. 5275 sayılı Kanun m.105/A, denetimli serbestlik için genel olarak koşullu salıverilmeye bir yıl veya daha az süre kalması ve açık ceza infaz kurumunda belirli bir süre geçirilmesi gibi şartlar arar. Ancak terör suçluları için durum farklıdır. Açık Ceza İnfaz Kurumuna Ayrılma Yönetmeliği'nin 6/2-ç maddesi, terör suçundan hükümlülerin açık cezaevine ayrılabilmesi için 'mensup oldukları örgütten ayrıldıklarının idare ve gözlem kurulu kararıyla tespit edilmesi' ve 'koşullu salıverilme tarihine bir yıldan az süre kalması' şartını getirmiştir. Yargıtay kararında da bu husus vurgulanmıştır. Hükümlü açık cezaevine ayrılsa ve iyi halli olsa dahi, örgütten ayrıldığına dair idare ve gözlem kurulu kararı olmadan denetimli serbestlikten yararlanamaz. Kararda, Siverek T Tipi Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu'nun hükümlünün örgütten ayrıldığına dair bir tespiti olmadığına dikkat çekilmiştir. Dolayısıyla, terör suçluları için denetimli serbestliğin ön koşulu, açık cezaevine ayrılma hakkını kazanmalarıdır ve bu da örgütten ayrıldıklarının tespiti gibi ek bir şarta bağlıdır.