Zekeriya Sevim kararında, Yargıtay'ın temyiz incelemesinde ByLock delilini 'sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır' şeklindeki değerlendirmesi, Anayasa Mahkemesi tarafından tanık beyanlarının 'belirleyici delil' olup olmadığı analizinde nasıl bir rol oynamıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #96518

Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin, ByLock delilinin ayrıntılı araştırılmamasını esasa etkili görmeyip 'diğer delillerin suçun sübutu için yeterli olması' nedeniyle onama kararı vermesi, Anayasa Mahkemesi'nin analizinde kilit bir rol oynamıştır. AYM bu durumu, Yargıtay'ın mahkumiyetin ByLock delili olmaksızın, sadece tanık beyanlarına dayanılarak da kurulabileceğini zımnen kabul ettiği şeklinde yorumlamıştır. Bu yorum, duruşmada sorgulanamayan tanıklar olan F.S. ve D.B.C.'nin beyanlarının mahkumiyette 'belirleyici delil' niteliğinde olduğunun Yargıtay tarafından da üstü kapalı bir şekilde teyit edildiği anlamına gelmektedir. Dolayısıyla, Yargıtay'ın bu gerekçesi, AYM'nin, ihlal iddiasının temelini oluşturan tanık beyanlarının tek veya belirleyici delil olduğu yönündeki tespitini güçlendirmiş ve ihlal kararının temel dayanaklarından biri haline gelmiştir.