Kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki bulunmasının hukuki sonuçları nelerdir? Yargıtay'ın bu konudaki yerleşik içtihadını, ilgili Yargıtay 10. Hukuk Dairesi kararı (2015/17297 E.) çerçevesinde izah ediniz.
Kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki bulunması, mutlak bir bozma nedenidir. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 2015/17297 E., 2015/20396 K. sayılı kararında da atıf yapıldığı üzere, bu durum Anayasa'nın 141. maddesindeki yargılamanın aleniyeti ilkesine ve HMK'nın 294 ve 297. maddelerindeki hükmün unsurlarına ilişkin emredici kurallara aykırılık teşkil eder. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 10.04.1992 tarihli, 1991/7 E. ve 1992/4 K. sayılı kararı, kısa kararla gerekçeli kararın uyumlu olması gerektiğini ve çelişki varlığında, tarafların temyiz sebebi yapıp yapmadıklarına bakılmaksızın kararın salt bu nedenle bozulması gerektiğini belirtmiştir. Yargıtay 10. HD kararında, tefhim edilen kısa kararda davacıya borç çıkarılmasına ilişkin Kurum işleminin ana paraya ilişkin bir kısmının doğru olduğuna karar verilirken, gerekçeli kararda asıl borç tahakkuk işleminin tamamının doğru olduğuna karar verilmesi, kısa karara açıkça aykırılık olarak değerlendirilmiş ve başka bir yönden inceleme yapılmaksızın hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bu, hakimin tefhimle elini çektiği kararı değiştirememesi ilkesinin bir sonucudur.