Yalan tanıklık suçunda, tanığın beyanları arasında çelişki bulunması suçun oluşması için yeterli midir?
Hayır, tek başına yeterli değildir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2014/154 sayılı kararına göre, suçun oluşması için tanığın bilinçli ve kasıtlı olarak gerçekten ayrılması gerekir. Tanığın yanılması, ihmali, olayı yanlış hatırlaması veya algıladığı şekilde samimiyetle anlatması sonucu ortaya çıkan objektif gerçek dışı beyanlar, yalan tanıklık suçunun manevi unsurunu (kast) oluşturmaz. Suçun tüm unsurlarının şüpheye yer vermeyecek şekilde ispatlanması gerekir. (barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/yalanci-sahitlik-yapmanin-cezasi-nedir.html)