Konkordato talep eden bir şirketin iflasına karar verildiğinde, mahkemenin tasfiyenin 'basit' veya 'adi' usule göre yapılmasına karar vermesi arasındaki fark nedir ve bu kararı verirken hangi kriterleri göz önünde bulundurur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #95504

Cevap: Basit ve adi tasfiye, iflasın nasıl yürütüleceğine ilişkin iki farklı usuldür. Aralarındaki temel fark, sürecin hızı, karmaşıklığı ve maliyetidir. 1) Basit Tasfiye (İİK m. 218): Daha hızlı, daha az masraflı ve daha basit bir usuldür. Genellikle, iflas eden borçlunun malvarlığının çok az olduğu, alacaklı sayısının sınırlı olduğu ve karmaşık hukuki uyuşmazlıkların bulunmadığı durumlarda tercih edilir. İflas idaresi yerine doğrudan icra dairesi tarafından yürütülür. 2) Adi Tasfiye (İİK m. 219 vd.): Daha uzun, daha detaylı ve daha masraflı bir usuldür. Genellikle, borçlunun malvarlığının tasfiyesi karmaşık işlemler gerektiriyorsa, alacaklı sayısı çoksa, ticari işletmenin devamı veya satışı gibi konular söz konusuysa bu usul uygulanır. Bu usulde bir iflas idaresi (alacaklıların seçtiği üç kişiden oluşur) kurulur ve tasfiyeyi bu idare yürütür. Mahkeme (İİK m. 308/son), iflas kararı verirken, borçlunun malvarlığının büyüklüğü, alacaklıların sayısı ve tasfiyenin gerektireceği işlemlerin karmaşıklığı gibi kriterleri göz önünde bulundurarak, hangi usulün daha uygun olduğuna karar verir (www.zulkufarslan.av.tr_konkordato-talebinin-reddi...).