Bir müteahhit, inşaat ruhsatı alırken sunduğu statik projeye tamamen aykırı olarak, daha az demir kullanarak bir bina inşa etmiştir. Bu eylem, depremde binanın yıkılması halinde, ceza sorumluluğunun 'olası kast' olarak nitelendirilmesi için yeterli bir delil midir? Failin sübjektif tutumunun ispatı için başka hangi kanıtlara ihtiyaç duyulabilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #95502

Cevap: Projeye kasten ve önemli ölçüde aykırı davranmak, olası kastın varlığı yönünde çok güçlü bir delildir, ancak tek başına yeterli olmayabilir. Olası kastın tespiti, failin sübjektif (iç) dünyasıyla ilgili olduğu için, mahkemenin bu sonuca varmadan önce failin neticeyi 'öngördüğünü ve kabullendiğini' şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlaması gerekir. Projeye aykırılık, 'öngörme' unsurunu büyük ölçüde kanıtlar. Ancak 'kabullenme' unsurunun ispatı için başka kanıtlara da ihtiyaç duyulabilir: 1) Failin Mesleki Bilgisi: Müteahhidin veya statik mühendisinin, bu aykırılığın sonuçlarını bilecek mesleki bilgiye sahip olması. 2) Aykırılığın Niteliği: Yapılan aykırılığın, binanın taşıyıcı sistemini ne derecede zayıflattığına dair teknik bilirkişi raporları. Çok bariz ve hayati bir eksiklik, kabullenmeyi gösterir. 3) Failin Beyanları ve Davranışları: Failin inşaat sırasında veya sonrasında, 'bu bina yıkılırsa yıkılsın' veya 'bu kadar malzemeye bu bina sağlam olmaz ama ucuza mal ediyorum' gibi beyanlarda bulunduğuna dair tanık ifadeleri. 4) Ekonomik Menfaat: Failin bu aykırılıktan ne kadar büyük bir haksız ekonomik menfaat sağladığı. Tüm bu deliller bir arada değerlendirilerek, failin neticeyi sadece öngörmekle kalmayıp, 'olursa olsun' diyerek kabullendiği sonucuna varılırsa olası kasttan hüküm kurulur.