HMK m. 392/1'de belirtilen 'durum ve koşullar gerektiriyorsa' mahkemenin teminat almama kararı verebileceği ifadesi, hangi tür somut olayları kapsayabilir? Hakimin bu takdir yetkisini kullanırken gözeteceği temel ilke ne olmalıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #95494

Cevap: Bu ifade, kanunda açıkça sayılmayan ancak hakkaniyetin gerektirdiği özel durumlar için hakime takdir yetkisi tanıyan bir 'torba hüküm' niteliğindedir. Somut olarak şu durumları kapsayabilir: 1) Karşı tarafın zaten aciz halinde olması ve tedbirden zarar görme ihtimalinin çok düşük olması. 2) Tedbirin konusunun, karşı tarafın değil kamunun veya üçüncü kişilerin menfaatini korumaya yönelik olması (örneğin, bir çevre kirliliğini durdurmaya yönelik tedbir). 3) Tedbir talep edenin kamu kurumu niteliğinde bir meslek kuruluşu veya kamuya yararlı bir dernek olması ve talebin kamusal bir amaca hizmet etmesi. 4) Tedbirin, sadece bir kaydın düzeltilmesi gibi, karşı tarafa maddi bir zarar verme potansiyeli olmayan bir işlem olması. Hakimin bu takdir yetkisini kullanırken gözeteceği temel ilke, 'menfaatler dengesi'dir. Hakim, bir yandan tedbir talep edenin hakkını güvence altına alırken, diğer yandan karşı tarafın haksız bir tedbirden dolayı uğrayabileceği olası zararı değerlendirmeli ve bu iki menfaat arasında adil bir denge kurmalıdır. Eğer zarar riski yok veya çok düşükse, teminat almamak hakkaniyete daha uygun olabilir.