HMK m. 393/4 uyarınca, ihtiyati tedbirin uygulanması sırasında düzenlenen tutanağın bir örneğinin, hazır bulunmayan taraflara ve duruma göre üçüncü kişiye tebliğ edilme zorunluluğunun hukuki amacı nedir? Bu yükümlülüğün ihlali ne gibi sonuçlar doğurur?
Cevap: Bu zorunluluğun hukuki amacı, 'hukuki dinlenilme hakkı'nın (Anayasa m. 36, HMK m. 27) ve 'bilgi edinme hakkı'nın bir gereğidir. İhtiyati tedbir, genellikle karşı taraf dinlenmeden, ani bir şekilde uygulanan bir işlemdir. Hazır bulunmayan tarafın veya mal üzerinde hak iddia eden üçüncü kişinin, malvarlığını etkileyen bu işlemden haberdar olması, içeriğini öğrenmesi ve buna karşı yasal haklarını (itiraz, şikayet, tazminat davası vb.) kullanabilmesi için tutanağın kendisine tebliğ edilmesi şarttır. Bu yükümlülüğün ihlali, ilgili kişinin savunma ve hak arama hürriyetini kısıtlar. Bu durum, tedbirin kaldırılması veya değiştirilmesi için yapılacak başvurularda bir usulsüzlük olarak ileri sürülebilir. Ayrıca, tebliğ yapılmadığı için yasal süreleri (örneğin itiraz süresi) kaçıran bir kişinin, bu durumu gerekçe göstererek 'eski hale getirme' (HMK m. 95) talep etmesi de mümkün olabilir.