TCK m. 27/2'de düzenlenen 'sınırın mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaştan' aşılması durumunda ceza verilmemesi, bu eylemin hukuka uygun hale geldiği anlamına mı gelir? Bu kararın hukuki sonuçlarını (tazminat, meşru müdafaa hali) tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #95482

Cevap: Hayır, eylemin hukuka uygun hale geldiği anlamına gelmez. TCK m. 27/2, bir hukuka uygunluk nedeni değil, 'kusurluluğu ortadan kaldıran' bir nedendir. Yani, işlenen fiil (örneğin adam öldürme) hukuka aykırı olmaya devam eder, ancak fail, içinde bulunduğu olağanüstü psikolojik durum nedeniyle bu hukuka aykırı eyleminden dolayı 'kınanamaz' (kusurlu sayılamaz). Bu hukuki nitelemenin önemli sonuçları vardır: 1) Ceza Verilmemesi: Fail kusurlu olmadığı için ceza almaz (CMK m. 223/3-c). 2) Hukuka Uygunluk Olmaması: Fiil hukuka aykırı olduğu için, ölenin yakınları (eğer şartları varsa) fail aleyhine Borçlar Kanunu hükümlerine göre bir tazminat davası açabilirler. Fiil meşru savunma gibi hukuka uygun olsaydı, tazminat sorumluluğu doğmazdı. 3) Karşı Tarafın Savunması: Fail sınırı aştığı andan itibaren, artık saldırgan konumuna geçer. Bu durumda, ilk saldırganın da (eğer hayatta kalsaydı) bu yeni ve orantısız saldırıya karşı meşru savunma hakkı doğabilirdi. Yani, TCK m. 27/2 faili cezadan kurtarır, ancak eylemini hukuka uygun hale getirmez.