Bir trafik kazasında, sanık sürücünün eyleminin taksirli olduğu kabul edilmiştir. Mağdurun da kazanın meydana gelmesinde kusurlu olması (örneğin yola aniden çıkması), sanık hakkında TCK m. 22/3'teki 'bilinçli taksir' hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil eder mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #95473

Cevap: Hayır, engel teşkil etmez. Bilinçli taksirin varlığı, sanığın sübjektif durumuyla, yani neticeyi öngörmesine rağmen 'bir şey olmaz' diyerek hareket etmesiyle ilgilidir. Mağdurun kusuru ise, kazanın meydana gelmesindeki objektif nedenlerden biridir ve sanığın kusur oranının (asli/tali) belirlenmesinde rol oynar. Bu iki durum birbirinden bağımsızdır. Bir sürücü, örneğin okul önünde çok hızlı giderek, bir çocuğun yola fırlayabileceğini öngörmesine rağmen hız kesmiyorsa (bilinçli taksir), bu sırada bir çocuk da kontrolsüzce yola fırlamışsa (mağdurun kusuru), kazada her iki unsur da mevcuttur. Sanığın eyleminde bilinçli taksirin unsurları varsa, mağdurun da kusurlu olması bu hukuki nitelemeyi değiştirmez. Mahkeme, sanığın eyleminde bilinçli taksir olduğuna karar verip cezasını TCK m. 22/3'e göre artırırken, temel cezayı belirlerken sanığın kusurunun tali, mağdurun kusurunun asli olmasını dikkate alarak cezayı alt sınırdan belirleyebilir. Yani mağdurun kusuru, temel cezanın bireyselleştirilmesinde etkili olur, bilinçli taksirin uygulanıp uygulanmamasında değil.