HMK m. 392'nin gerekçesinde, ihtiyati tedbirde devletin teminat muafiyetinin kaldırılmasının gerekçelerinden biri olarak 'Devlete karşı kişilerin dava açıp yürütmesinin güçlükleri' gösterilmiştir. Bu ifadeden ne anlaşılmalıdır ve teminatın bu güçlüğü nasıl bertaraf edeceği düşünülmektedir?
Cevap: Bu ifade, uygulamada devlet aleyhine açılan davalarda karşılaşılan pratik zorluklara işaret etmektedir. Devletin (Hazine'nin) davalı olduğu durumlarda, yargılama süreçleri genellikle daha uzun sürebilir, devletin savunma mekanizmaları ve bürokratik yapısı nedeniyle davayı yürütmek daha meşakkatli olabilir. En önemlisi, dava kazanılsa bile, hükmedilen tazminatın Hazine'den tahsili, bütçe kanunları, ödeneklerin durumu gibi nedenlerle zaman alabilir ve ek bürokratik işlemler gerektirebilir. Devletin peşin olarak teminat yatırması, bu güçlükleri önemli ölçüde bertaraf eder. Çünkü, devletin haksız çıktığı durumda, zarar gören kişi alacağını tahsil etmek için Hazine'ye karşı uzun bir icra takibi yapmak yerine, mahkemenin veznesinde hazır bulunan bu teminat parasına doğrudan ve hızlı bir şekilde başvurabilir. Teminat, alacak için hazır bir güvence oluşturur ve tahsilat sürecini basitleştirir (HMK Madde 392 Gerekçesi).