HMK m. 392/2'de düzenlenen teminatın iadesi süreci, ihtiyati hacizdeki teminatın iadesi sürecinden (İİK m. 259) farklı mıdır? HMK gerekçesi bu konuda nasıl bir karşılaştırma yapmaktadır?
Cevap: İki kurum arasında teminatın iadesi konusunda önemli farklar vardır ve HMK gerekçesi bu farkı kapatmayı amaçlamıştır. İİK m. 259/son fıkrası, ihtiyati haczin haksızlığından doğan tazminat davasının, haczin icra edildiği yer mahkemesinde bir yıl içinde açılması gerektiğini, aksi halde teminatın iade edileceğini düzenler. Yani, tazminat davası açma zamanaşımı ile teminatın iadesi süresi paraleldir. HMK m. 392/2 ise, ihtiyati tedbirde tazminat davası açmak için bir aylık kısa bir süre öngörmüş, bu süre içinde dava açılmazsa teminatın iadesine karar verileceğini belirtmiştir. HMK'nın gerekçesinde, ihtiyati hacizde olduğu gibi, ihtiyati tedbirde de teminatın iadesi için açık bir süre belirlenerek hukuki belirsizliğe son verilmek istendiği, ancak tedbir talep edenin menfaatleri gözetilerek bu sürenin bir yıldan daha kısa tutulduğu ifade edilmektedir. Dolayısıyla HMK, İİK'dan esinlenerek bir süre belirlemiş ancak bu süreyi daha kısa tutarak farklı bir düzenleme yapmıştır.