Meşru savunmada orantılılık (ölçülülük) ilkesi, kullanılan aracın denkliği ile mi, yoksa elde edilmek istenen sonucun denkliği ile mi ölçülür? YCGK 2016/96 K. sayılı kararındaki olayda, sanığın da silah kullanması 'araçta denklik' olarak kabul edilebilir mi? Buna rağmen orantılılık neden ihlal edilmiş sayılmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #95454

Cevap: Orantılılık ilkesi, hem kullanılan araçların denkliği hem de korunmak istenen hak ile feda edilen hak arasındaki denge ile ölçülür. Ancak temel olan, 'savunmanın saldırıyı defedecek ölçüde olması'dır. Kullanılan araçların denk olması (saldırganın da sanığın da silahlı olması gibi) tek başına orantının varlığı için yeterli değildir. YCGK 2016/96 K. sayılı kararındaki olayda, saldırgan maktul silahlı olduğu için sanığın da savunmada silah kullanması 'araçta denklik' açısından makul kabul edilebilir. Ancak orantılılık yine de ihlal edilmiş sayılmıştır. Çünkü sanığın amacı, saldırıyı bertaraf etmek olmalıdır. Sanık, saldırganı durdurmak için hayati olmayan bir bölgesine (bacak, kol gibi) ateş ederek onu etkisiz hale getirme imkanı varken, doğrudan göğüs gibi hayati bir bölgesine ateş ederek ölümüne neden olmuştur. Bu durumda, saldırıyı durdurmak için gerekli olan en az zararı veren yöntem yerine, en ağır sonucu doğuran yöntem seçilmiştir. İşte bu nedenle, araçta denklik olsa bile, savunmanın şiddeti saldırıyı defetme sınırını aştığı için orantılılık ilkesi ihlal edilmiş kabul edilmiştir (www.zulkufarslan.av.tr_mesru-savunmada-sinir).