Kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davasında, taşınmaz üzerindeki fidanların bedelinin hesaba katılmaması kararının, Anayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınan 'mülkiyet hakkı'na bir müdahale olup olmadığını, müdahalenin ölçülülük ilkesi açısından değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #95450

Cevap: Bu karar, mülkiyet hakkına bir müdahale teşkil eder, ancak bu müdahale Anayasa'ya uygun ve ölçülüdür. Anayasa m. 35, mülkiyet hakkının 'ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabileceğini' ve 'toplum yararına aykırı olarak kullanılamayacağını' belirtir. Kamulaştırma bedelinin tespiti, mülkiyet hakkının özüne dokunmadan, gerçek karşılığının ödenmesi suretiyle yapılan bir işlemdir. Taşınmaz malikinin, kamulaştırma kararından sonra sırf bedeli artırmak amacıyla yaptığı kötü niyetli tasarrufların (fidan dikme gibi) bedelinin ödenmemesi, mülkiyet hakkının özüne bir dokunma değildir. Bu, hakkın kötüye kullanılmasının hukuk düzenince korunmamasıdır (TMK m. 2). Müdahale, 'hakkın kötüye kullanılmasını önleme' ve 'kamu kaynaklarını koruma' gibi meşru amaçlar taşımaktadır. Müdahale, sadece kötü niyetli tasarrufları hedef aldığı için 'gerekli' ve 'orantılı'dır. Malik, taşınmazının kamulaştırma öncesindeki gerçek değerini zaten almaktadır. Bu nedenle, fidan bedellerinin ödenmemesi, ölçülülük ilkesini ihlal etmeyen, meşru bir sınırlama olarak kabul edilmelidir (www.zulkufarslan.av.tr_kamulastirilacak-tasinmazda...).