Avukatlık Kanunu Taslağı'nda önerilen 'aynı zamanda menfaati zıt bir tarafa avukatlık etme' yasağını, mevcut kanundaki 'aynı işte menfaati zıt bir tarafa avukatlık etme' yasağı ile karşılaştırınız. Bu değişikliğin 'menfaat çatışması' kavramına getirdiği genişlemeyi açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #95427

Cevap: Mevcut kanun, menfaat çatışmasını daha dar bir çerçevede, 'aynı iş' özelinde ele almaktadır. Yani bir avukatın, daha önce baktığı bir davada (aynı iş) menfaati zıt olan tarafa daha sonra vekillik yapmasını yasaklar. Taslakta önerilen 'aynı zamanda' ibaresi ise bu yasağı önemli ölçüde genişletmektedir. Bu yeni düzenlemeye göre avukat, farklı işlerde bile olsa, 'aynı zaman diliminde' birbiriyle menfaati çatışan iki tarafın vekilliğini üstlenemez. Örneğin, A şirketinin B şirketine karşı açtığı bir alacak davasında A'nın vekili olan avukat, 'aynı zamanda' B şirketinin C şirketine karşı açtığı tamamen farklı bir marka davasında B'nin vekili olamaz. Çünkü A ve B'nin menfaatleri ilk dava nedeniyle zıttır ve avukatın her iki müvekkiline karşı da tam bir sadakatle hizmet etmesi beklenemez. Bu değişiklik, menfaat çatışması kavramını 'iş' odaklı olmaktan çıkarıp, 'taraf' odaklı ve daha geniş bir sadakat yükümlülüğü anlayışına taşımaktadır (sen.av.tr_avukatlik-kanunu-taslagi...).