Miras bırakanın, saklı pay kurallarını etkisiz kılmak amacıyla (muris muvazaası) yaptığı iddia edilen ölünceye kadar bakma sözleşmesine dayalı temlikin iptali davasında, sözleşme anında miras bırakanın bakıma muhtaç olmamasının veya ekonomik durumunun iyi olmasının bir önemi var mıdır? Yargıtay 1. HD'nin 2014/6842 E. sayılı kararı bu unsurları nasıl değerlendirmiştir?
Cevap: Bu unsurların tek başına bir önemi yoktur, ancak muvazaa iddiasının ispatında diğer delillerle birlikte değerlendirilir. Ölünceye kadar bakma sözleşmesinin geçerliliği için, sözleşme anında bakım alacaklısının bakıma muhtaç olması şart değildir. Kişi, gelecekteki olası ihtiyaçlarını güvence altına almak için de bu sözleşmeyi yapabilir. Yargıtay 1. HD'nin ilgili kararında da, miras bırakanın sözleşme anında bakıma muhtaç olmaması ve ekonomik durumunun iyi olmasının, tek başına sözleşmenin muvazaalı olduğunu kanıtlamaya yetmeyeceği belirtilmiştir. Muvazaa iddiasının kabulü için, miras bırakanın asıl amacının bakım sağlamak değil, mirasçılardan mal kaçırmak olduğunun somut delillerle (tanık beyanları, diğer işlemler vb.) ispatlanması gerekir. Kararda, bu amacın ispatlanamadığı, bu nedenle de davanın reddedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Yani bu unsurlar, muvazaa kastını destekleyen diğer kanıtlar yoksa, tek başlarına iptal sebebi oluşturmazlar (or.av.tr_olunceye-kadar-bakma-sozlesmesi-nedir).