TCK m. 149/2'ye göre, yağma suçunun işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun 'neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin' gerçekleşmesi durumunda, ceza nasıl belirlenir? Bu düzenlemenin 'bileşik suç' (TCK m. 42) ilkesinden ayrıldığı noktayı açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #95413

Cevap: Yağma suçu, kural olarak cebir (kasten yaralama) ve hırsızlık suçlarından oluşan bir bileşik suçtur ve faile sadece yağma suçundan ceza verilir. Ancak TCK m. 149/2, bu kurala önemli bir istisna getirmiştir. Eğer yağma sırasında işlenen kasten yaralama, TCK m. 87'de sayılan 'neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerden' birine (örneğin duyu veya organ kaybı, yaşamı tehlikeye sokma, kemik kırığı) neden olmuşsa, faile hem nitelikli yağma suçundan (TCK m. 149) hem de 'ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler' uygulanır. Yani gerçek içtima kuralı işletilir. Bu düzenleme, bileşik suç ilkesinden ayrılır. Çünkü bileşik suçta, unsur olan suçtan ayrıca ceza verilmez. Kanun koyucu, yaralamanın neticesi ağırlaştığında, yağma suçunun cezasının bu ağır neticeyi karşılamaya yetmeyeceğini düşünmüş ve failin daha ağır bir şekilde cezalandırılması için bu özel içtima kuralını benimsemiştir (or.av.tr_yagma-sucu-nedir-1).