Bir aracın 'change' olduğunu bilmeden iyi niyetle satın alan ve daha sonra bu aracı başka bir iyi niyetli üçüncü kişiye satan bir satıcının, Türk Borçlar Kanunu'ndaki ayıptan sorumluluk hükümleri (TBK m. 219 vd.) karşısındaki durumu nedir? Satıcının iyi niyetli olması, alıcının seçimlik haklarını kullanmasını engeller mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #95406

Cevap: Engellemez. TBK m. 219/2'de açıkça 'Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.' hükmü yer almaktadır. Bu, satıcının ayıptan sorumluluğunun bir tür 'kusursuz sorumluluk' olduğunu gösterir. Önemli olan, satış anında mevcut olan (veya hukuki niteliği itibarıyla mevcut sayılan) bir ayıbın varlığıdır. Aracın 'change' olması, mülkiyetin devrini ve kullanımını hukuken sakatlayan, tesciline engel olan ve zapt tehlikesi taşıyan 'hukuki bir ayıp'tır. Bu ayıp, satış anında mevcuttur. Dolayısıyla, satıcı aracı kendisi de iyi niyetle almış ve satmış olsa dahi, son alıcının TBK m. 227'deki seçimlik haklarını (sözleşmeden dönme, bedel indirimi vb.) kullanmasına karşı 'ben de bilmiyordum' savunmasını ileri sürerek sorumluluktan kurtulamaz. Ancak bu satıcı, zarara uğradıktan sonra kendisinin aracı satın aldığı önceki satıcıya karşı aynı hakları kullanarak rücu davası açabilir (kadimhukuk.com.tr_change-arac-davasi-cenc).