Hukuka aykırı olarak gerçekleştirilen Roselina-A gemisi aramasında, Alman yetkililerin diplomatik nezaket gereği Türkiye'ye bilgi vermesi ile BMGK 2292 sayılı Kararı uyarınca 'izin alma' yükümlülüğü arasındaki hukuki farkı ve bu farkın uluslararası sorumluluk açısından sonuçlarını analiz ediniz.
Cevap: Bilgi verme, genellikle devletler arasında iyi ilişkileri sürdürmek amacıyla yapılan, hukuki bir zorunluluktan çok diplomatik bir teamül olan bir eylemdir. Yükümlülük ihlali doğurmaz. 'İzin alma' ise, bir devletin normalde sahip olmadığı bir yetkiyi kullanabilmesi için, egemenlik hakkı ihlal edilecek olan devletin rızasını almasını gerektiren, bağlayıcı bir hukuki şarttır. Roselina-A olayında, BMGK 2292 sayılı Kararı, aramayı bir 'izin' şartına bağlamıştır. Bu, diplomatik nezaketin ötesinde, müdahalenin hukuka uygunluğunun ön koşuludur. İzin alınmaması, sadece bir nezaket kuralının değil, bağlayıcı bir uluslararası hukuk kuralının (BMGK kararının) ihlali anlamına gelir. Bu nedenle, bu ihlal Almanya'nın uluslararası sorumluluğunu doğurur ve Türkiye'ye karşı tedbir (misilleme) gibi hukuki yollara başvurma hakkı verir (sen.av.tr_roseline-a-gemisine-mudahale).