Uluslararası hukukta 'iyi niyet' ilkesinin (pacta sunt servanda'nın bir uzantısı olarak), Roselina-A gemisinin aranması olayındaki rolünü değerlendiriniz. Alman fırkateyninin eylemlerinin iyi niyet ilkesine uygun olduğu söylenebilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #95404

Cevap: İyi niyet ilkesi, uluslararası ilişkilerde ve andlaşmaların uygulanmasında temel bir rol oynar. Devletlerin haklarını kullanırken ve yükümlülüklerini yerine getirirken dürüstçe, makul ve adil bir şekilde hareket etmelerini gerektirir. Roselina-A olayında, Alman fırkateyninin eylemlerinin iyi niyet ilkesine uygun olduğu söylenemez. Bunun nedenleri: 1) İzin Şartının Göz Ardı Edilmesi: BMGK kararının açıkça gerektirdiği izin şartına uymamak, kararın ruhuna ve lafzına aykırı, kötü niyetli bir yorumdur. 2) Orantısız Müdahale: Metinde aramanın 16 saat sürdüğü belirtilmektedir. Herhangi bir şüpheli delil bulunamamasına rağmen aramanın bu kadar uzun sürmesi, bir denetimden çok bir taciz veya kasıtlı bir geciktirme olarak yorumlanabilir ve orantılılık ilkesini ihlal eder. 3) Gerçek Amaç: Metinde de ima edildiği gibi, aramanın gerçek amacının ambargoyu denetlemekten çok, Türkiye aleyhine bir delil bulma veya siyasi bir mesaj verme amacı taşıdığı düşünülebilir. Bu durum, BMGK kararının tanıdığı yetkinin amaç dışı kullanılması anlamına gelir ve iyi niyetle bağdaşmaz (sen.av.tr_roseline-a-gemisine-mudahale).