Roselina-A gemisi olayında, Almanya'nın 'izin talebine dört saat boyunca cevap gelmediği, bunun üzerine aramaya başlandığı' savunmasının uluslararası hukuk açısından geçerliliği var mıdır? 'Sessiz kalma'nın hukuki sonuçlarını, BMGK kararının lafzı ve genel hukuk ilkeleri açısından tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #95402

Cevap: Bu savunmanın uluslararası hukuk açısından geçerliliği yoktur. Uluslararası hukukta, bir devletin egemenlik yetkisini sınırlayan bir eylem için başka bir devletten izin alınması gerektiğinde, bu iznin 'açık ve sarih' olması esastır. Sessiz kalma, kural olarak 'zımni kabul' veya 'izin' anlamına gelmez. Özellikle bayrak devleti yetkisi gibi temel bir egemenlik hakkının ihlali söz konusu olduğunda, bu ilke daha da katı yorumlanır. Metinde de belirtildiği gibi, BMGK'nın 2292 sayılı Kararı, aramayı açıkça 'bayrak devletinden izin alınması' şartına bağlamıştır. Kararda, 'belirli bir süre cevap verilmemesinin izin sayılacağına' dair bir hüküm bulunmamaktadır. Dolayısıyla, dört saat cevap beklenmesi, hukuki bir sonuç doğurmaz. Aksine, cevap verilmemesi, talebin reddedildiği şeklinde yorumlanmalıdır. Almanya'nın bu savunması, hukuki dayanaktan yoksundur ve müdahalenin hukuka aykırılığını ortadan kaldırmaz (sen.av.tr_roseline-a-gemisine-mudahale).