İİK m. 292'de düzenlenen 'kesin mühlet içinde iflâs' ile İİK m. 308'de düzenlenen 'konkordatonun tasdik edilmemesi üzerine iflâs' kararları arasındaki temel farklar nelerdir? Her iki durumda da mahkemenin borçluyu dinleme yükümlülüğü aynı mıdır?
Cevap: Temel fark, kararın verildiği yargılama aşaması ve kararın sebepleridir. İİK m. 292, konkordato projesinin oylanması ve tasdik yargılamasına geçilmeden, 'kesin mühlet' süreci devam ederken, konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılması veya borçlunun kötü niyetli hareket etmesi gibi nedenlerle sürecin sonlandırılıp iflâsa karar verilmesini düzenler. Bu durumda komiserin raporu üzerine karar verilir. İİK m. 308 ise, mühlet süreci tamamlanıp, alacaklılar toplantısı yapılıp, proje oylandıktan sonra, 'tasdik yargılaması' aşamasında, kanundaki tasdik şartları (İİK m. 305) oluşmadığı için talebin reddedilmesi ve borçlunun iflâsına karar verilmesini düzenler. Dinleme yükümlülüğü açısından; İİK m. 292/son'da 'borçlu ve... alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder' şeklinde açık bir hüküm vardır. İİK m. 308'de ise böyle açık bir hüküm yoktur. Ancak Hukuk Genel Kurulu 2023/1216 K. sayılı kararıyla, İİK m. 177'ye yaptığı atıf yoluyla, m. 308 durumunda da borçlunun dinlenmesi gerektiğine karar vererek bu boşluğu yorum yoluyla doldurmuştur (www.zulkufarslan.av.tr_konkordato-talebinin-reddi...).