Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/2484 E. sayılı kararında bahsedilen 'kolektif kötüniyet' kavramı ne anlama gelmektedir ve bu durumun tespiti, hâkimin takdir yetkisini nasıl etkiler?
Cevap: Kararda geçen 'kolektif kötüniyet' kavramı, belirli bir bölgede, kamulaştırma yapılacağını öğrenen çok sayıda taşınmaz malikinin, organize veya yaygın bir şekilde, sırf kamulaştırma bedelini artırmak amacıyla benzer kötü niyetli eylemlerde (yeni yapılar inşa etme, fidan dikme vb.) bulunmasını ifade eder. Bu, bireysel kötüniyetin ötesinde, toplumsal bir davranış kalıbına dönüşmüş bir durumu anlatır. Bu durumun tespiti, hâkimin takdir yetkisini TMK m. 2'yi uygulama yönünde güçlendirir. Hâkim, sadece tek bir davadaki eylemi değil, bölgedeki genel eğilimi ve uygulamaları da dikkate alarak, davacının eyleminin bu 'kolektif kötüniyet'in bir parçası olup olmadığını değerlendirir. Mahkemenin kararında 'bölgede yapılan keşiflerde tarlalarda poşeti dahi çıkarılmadan dikilmiş fidanların olduğunun gözlemlendiği' şeklindeki tespiti, bu kolektif kötüniyete bir örnek teşkil eder. Bu tespit, bireysel bir eylemin ardındaki gerçek amacın (haksız kazanç) ortaya konulmasında önemli bir kanıt niteliği taşır (www.zulkufarslan.av.tr_kamulastirilacak-tasinmazda...).