Bir müteahhidin aynı inşaat ruhsatı ile aynı sitede inşa ettiği A ve B blokları, bir depremde yıkılmış ve her iki blokta da ölümler meydana gelmiştir. Failin ceza sorumluluğu belirlenirken, A ve B bloklarının yıkılması 'tek fiil' mi yoksa 'birden fazla fiil' mi sayılmalıdır? Bu nitelemenin, failin 'olası kast' veya 'bilinçli taksir' ile hareket ettiği varsayımlarında cezanın içtimaı açısından doğuracağı sonuçları karşılaştırınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #95372

Cevap: Metindeki analize göre, eğer binalar aynı iradeyle, tek proje ve ruhsatla, aynı malzeme ve zemin özellikleriyle, birbirinin aynısı şekilde inşa edilmişse ve yıkım sebepleri aynı ise, bu durum hukuki anlamda 'tek bir fiil' olarak kabul edilmelidir. Bu nitelemenin sonuçları şöyledir: 1) Olası Kast Varsayımı: Tek bir fiil ile birden fazla kişinin ölümüne neden olunduğu için TCK m. 43/2 (aynı nev'iden fikri içtima) gündeme gelir. Ancak TCK m. 43/3, 'kasten öldürme' suçunda bu kuralın uygulanmayacağını, her bir neticeden ayrı ayrı ceza verileceğini (gerçek içtima) düzenler. Dolayısıyla, A ve B bloklarındaki toplam ölen kişi sayısı kadar kasten öldürme suçundan (olası kastla) ayrı ayrı ceza verilir. 2) Bilinçli Taksir Varsayımı: Tek bir fiil ile birden fazla kişinin ölümüne neden olunduğu için bu kez özel bir içtima kuralı olan TCK m. 85/2 uygulanır. Bu maddeye göre, faile her bir ölüm için ayrı ayrı ceza verilmez, 'tek bir suçtan' (taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma) 2 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası verilir ve bu ceza bilinçli taksir nedeniyle artırılır. Sonuç olarak, 'tek fiil' kabulü, olası kast durumunda sonucu değiştirmezken, taksir durumunda birden fazla ceza yerine tek bir ceza verilmesini sağlar (sen.av.tr_ayni-veya-farkli-ruhsatli...).